Böyle bir aptallık olamaz

Karısını döven adamın sığınma evi müdürlüğü mevkiine getirilmesi Yeni Zelanda’da veya New York’da olabilecek bir şey değil. Nerede olabilir mesela? Pakistan’da olur. Afganistan… Mümkün. Yani olmaz diye bir şey yok. Olur. Ama belli yerlerde olur.

Fakat bir şekilde hayatın normal akışına uymayan bir şey oldu ve eli ayağı düzgün, dünya görüşü 2017’ye yakışır dediğimiz kadınlı erkekli bir sürü insan bir araya gelip oylayarak karısını döven adamı sığınma evine müdür yaptılar. Bu oldu. Demokratik, özgürlükçü ve kadınları erkeklerine eşit ülkelerin oylarıyla Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu üyeliğine kabul edildi.

Sosyal medya önce biraz karıştı. Her zaman olduğu gibi. Şaşkınlık, kızgınlık ve protestolar sonrasında şakalara, alaylara, kahkahalara dönüldü. Yine her zaman olduğu gibi.

Komplo teorilerine ehemmiyet vermem, dünyayı yönetenlerin nasıl yönettiğine de çok kafam basmaz. Fakat elimde bazı minik, nokta gibi doneler var. Onları buraya bırakayım, benden akıllı olanlar o noktaları birleştirebilirlerse Suudi Arabistan’ın nasıl Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu üyesi olduğunu geri dönüp bize anlatabilirler belki.

Done 1:

Belçika, Suudi Arabistan’ın Kadının Statüsü Komisyonu üyesi olmasına olumlu oy veren ülkelerden biriydi. Hatta böyle yaptıkları için Belçika başbakanının özür dilediğini biliyoruz. Onca ülke arasından Belçika’nın Suudi Arabistan’a kıyak yapması dikkat çekici olabilir sanki, ha?  

IŞİD tayfası İslâm’ın hangi koluna mensup? Selefilik. Dünyada selefiliği yayma projesinin arkasındaki terörist devlet kim? Suudi Arabistan. Avrupa’yı kana bulayan homegrown selefi cihadçı teröristlerin kök saldığı ve yeşerdiği en ünlü mahalle hangisi? Molenbeek.

Zamanının sosyalist belediye başkanı tarafından gururla ”bu bir çokkültürlülük projesidir” diye lanse edilen eskinin Molenbeek’i, yeninin Molenbeekistan’ı nerede? Avrupa Birliği’nin başkenti Brüksel’de. Çok enteresan işler. Suudi Arabistan tarafından maaşa bağlanan imamların Belçika için büyük bir tehdit oluşturduğu çoktandır yazılıyor, çiziliyor. Arada havaalanınız, metrolarınız saldırıya uğramış, Paris katliamları sizin bu çokkültürlülük laboratuarınızın ürettiği teröristlerce gerçekleştirilmiş. Ama gidip Birleşmiş Milletler’de Suudi Arabistan lehine oy kullanıyorsunuz. Sizi bilmiyorum, bana enteresan geldi. Bırakın bu adamları kadın komisyonuna seçtirmeyi, ancak ve ancak ”gelin şu Suudi delegeleri salonun ortasında, enternasyonal tv kanallarının kameraları önünde, eşşek sudan gelinceye kadar dövelim, ne diyorsunuz?” diye bir oylama olsa Belçika’dan evet oyunun öyle çıkması lazım.

İşin esbab-ı mucibesini anlamak için biraz altını eşeledim: Yazılanlara göre Belçika 70’lerde petrole sıkışıyor. Bunun üzerine Kral Baudouin gidip Suudilerin kapısını çalıyor. Araplar ticareti gönüllülük işleri ile de birleştirmeyi iyi biliyor olsa gerek; size petrol verelim ama başkentinize camii de kuralım, oralarda sizin müslüman göçmenlere vaaz verecek imamları da biz eğitip gönderelim diyorlar. Okey diyor Baudouin. Yıl 1974. Hesap ederseniz, demek ki bugün Avrupa Birliği’nin merkezi olan Belçika’da radikal selefi ekolünün örgütlenmesi neredeyse yarım asırlık hikâye. Helâl olsun. Sokaktaki Türk’e sorsan beğenmez Arap diye. Günlük yaşayan, azimsiz, iradesiz, zevk ve şehvet düşkünü olarak görür. Planlı programlı uzun mesafe koşucusu çıktı ama adamlar.

Done 2:

İngiltere tabii işin içinde her zaman olduğu gibi var da, Belçika’nın aksine bana çok sürpriz gelmeyen, İsveç’in Suudileri desteklemesi idi. Çünkü Suudi parası ile kurulan 2000 metrekarelik camii Göteborg’da. Göteborg bir aralar nüfusunda kelle başına en fazla cihadist üretip Suriye’ye IŞİD için savaşmaya gönderen Avrupa şehri olarak geçiyordu. Bugün de en kötü ya ikincidir, ya üçüncü. Bu selefi camiilerinden bir tanesi de Malmö’de açılıyor şimdi. Bu sefer finansör diğer bir terör destekleyicisi ülke, Katar. Malmö selefi camii İskandinavya’nın en büyük camii olacak. 2000 kişi aynı anda ibadet edebilecek. Cami fasilitesinde konutlar da olacak.

Örnekler daha çok da, çarpıcı olanlardan bir tane daha vereyim: Beden eğitimi derslerini İsveç Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldığı izinle haremlik selamlık olarak yapan Al Salam adlı özel bir okulumuz var. Bu okulun finansörlerinden biri Birleşmiş Milletler’in uluslararası terör listesinde bulunan Suudi Arabistan menşeili Al-Haramain Islamic FoundationYani güzel, güçlü bir feminist hükûmetimiz var. Trump’a falan kök söktürüyorlar. Vitrinde. Arka planda ise Suudilerle güzel ve uyumlu bir arkadaşlık var.

Diyebilirsiniz ki, e kim arkadaş değil Suudilerle? Trump da mesela travel ban listesine onları almadı. Okey, kabul. Petrol, zenginlik, politika, rüşvet, kapı arkalarında gizli anlaşmalar. Bunlar bu yüzden saldılar Suudileri kadın komisyonuna. Siyaset zaten böyle bir şey değil mi? Kapitalizm… Tamam, o da okey.

Peki Suudiler Batı’nın yöneticileri ve işadamları ile sarmaş dolaşken, muhalefette olanlar, aktivistler, antikapitalistler, solcular ve feministler ne yaptı?

Avrupalıları döverken az biraz da bizimkilerden en Batı’ya yakın olan kesime en azından iki tokat atmak gerekebilir diye düşünüyorum.

Done 3:

Done 4:

Bakın, bu da Amerikan solcularının gözdesi, Brooklyn’li hipster İslamcı Linda Sarsour, Suudi sosyal devletini anti-Trumpcı sol liberal dostlarına satarken.

 

Done 5:

Sol ve feminist iktidara sahip İsveç ile bitireyim. İsveç Feminist Partisi (Fi) gururla siyaset arenasındaki ilk siyahi parti liderini sunar.

Victoria Kawesa Linköping Üniversitesi’nde Gender Theory okumuş parlak zekâlı bir hanım. Tecavüz suçlusu yabancı uyrukluların sınırdışı edilmelerine ”tecavüz edilen İsveçliler sınırdışı ediliyor mu?” diyerek karşı çıkması ile gündem oldu.

Hanımefendinin Facebook arkadaşları da öyle alelade vatandaşlar değil. Ekran görüntüsüne düşen tüm şahıslar yukarda saydığım veya sayamadığım tüm camiilerle ve Suudi kökenli organizasyonlarla çalışan, para transferleri üzerlerinden yapılan ve genellikle sol partilere kayıtları olan, aktif siyaset yapan arkadaşlar. Hal böyleyken ve konumuz da kadınlar iken, o halde yazıyı İsveç’te 40,000 sünnetli kız çocuğu var diyerek bitirsem bu minicik son bilgi artık sizin için şaşırtıcı olmaz herhalde.

  • [0] Sivil Sayfalar Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu Üyesi Oldu
  • [1] AP Belgium sorry it helped get Saudi Arabia on UN rights panel
  • [2] Vikipedi Selefilik
  • [3] Politico Radical Islam on rise in Belgian mosques
  • [4] Arutz Sheva Brussel’s pact with Saudi Arabia gave the world Molenbeekistan
  • [5] Hillel Neuer – Twitter How does Saudi Arabia win seats on U.N. human rights bodies? Cash & secret deals—even with adversaries like Russia.
  • [6] WikiLeaks Twitter. Sweden is hiding docs about its vote
  • [7] Wikipedia Gothenburg Mosque
  • [8] Twitter Amerikalı feminist Linda Sarsour Suudi Arabistan överken
  • [9] Youtube Anti Trumpcı feministler Allahu Ekber diye çığırırken
  • [10] Twitter (+18) This is in Saudi Arabia to a woman who never got the paid 10 weeks of maternity pay. She was beheaded…
  • [11] Twitter Batılı feministler islamcıları sekülerlere ve ateistlere karşı korurken.
Hiçbir yazıyı kaçırmamak için
Listeye katılayım