K

Kendi gözündeki merteği görmez

Avrupa’da son üç yılda 460 kişi bizzat IŞİD veya sempatizanları tarafından gerçekleştirilen eylemlerde hayatını kaybetti. Yine de akademi, basın, siyasetçiler ve kanaat önderleri, aşırı sağın en büyük tehlike olduğu konusunda hemfikir.

Dün akşam İsveç’in kamu yararına yayın yapan devlet kanalı SVT’de bir kadını çıkardılar ekrana. Bulaşıkları makineye doldururken gözucu ile bakıyordum ve anladığıma göre kadın Avrupa Birliği terörle mücadele bilmemnesinde çalışıyormuş. Dediğine göre 70 ve 80’lerde Avrupa bugüne nazaran terörden daha çok çekmiş. Toplam terör saldırısı sayısına mı bakıldı yoksa terör kurbanı sayısına mı, doğrusunu söylemek gerekirse orasını kaçırdım. Ancak vatandaşlara doğru ve tarafsız haber vermekle yükümlü İsveç devlet kanalının mesajı açıktı.

Çok fazla yaygara yapmayın. İslâmofobiklerin ve aşırı sağın propagandasına yenik düşüp radikal islâmcı şiddeti abartıyorsunuz. Eskiden kendi teröristlerimizin kurbanıyken durum daha kötüydü, şimdi ithal ettiğimiz İslâmcı terör o kadar da tehlikeli değil. Abartmayın!

Ana akım medya da aşağı yukarı resmî ideoloji ile senkronize diyebiliriz. Yine geçenlerde İsveç’in sola meyilli en büyük günlük gazetelerinden birinde sağ liberal bir köşe yazarının (islâmcı terörün bir faydası (!), siyasi yelpazede ortanın sağını ve solunu apoloji yapmakta birleştirdi) kaleminden çıkan yazıdan öğrendiğimize göre, banyo küvetinde boğulup ölme riskimiz radikal islâmcı terörün kurbanı olma riskimizden daha büyükmüş.

Resmî ideolojinin ve ana akım medyanın akılları allak bullak eden bu iyimserliğini, aşırı sağcıların terör eylemleri sonrası görmeniz pek mümkün değil. Charlottesville’de 300 neo nazi yürüdü. Bir tanesi bir kadını ezdi. Sanırım önümüzdeki on sene bu konuşulacak. Tabii arada daha başka önemli nasihatler de duyacağız. Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ertesi günü İsveç gazetelerinin psikologlara yazdırdığı ”çocuğunuza Trump’ın seçildiğini anlatmanın yolları” başlıklı yazıları daha dün gibi hatırlıyorum. Batı’da düşen doğum oranlarına ve izansız göçe dikkat çeken Assange’ın ve hard rock dinleyen gençlerin neo nazi olmaları gibi gündelik tartışmalarımızı da unutmayalım.

Bana sorarsanız, aşırı sağın yükselişine ve halihazırdaki hacmine yönelik tasaları dayanaksız ve yaygaracı bulduğumu söyleyebilirim. Hislerime dayanarak uydurduğum bir şey değil bu. Slate Star Codex’e göre, Ku Klux Klan’ın toplam üye sayısı 6000. Yani bütün klan üyeleri Antalya’da bir otele giriş yapsalar, bir sürü boş oda kalacak. Artık oralara da Arap turist yerleştirirsiniz. Gerçek olan şu: Amerika’da ırkçılık gün geçtikçe azalıyor. Son 70 yılın en düşük seviyesinde seyrediyor. Ama yükselebilir tabii.

Charlottesville’de 300 – 500 Nazi yürüdü. Trump’ın oyları 60 milyon. Hiç kuşkusuz onların içinde de bir bölümü ırkçı. Ama çok büyük bir bölümü değil. Elit muhalifler bu kesim ile ortada buluşabilirse, Charlottesville Nazileri azınlıkta kalacak. Ama elitler bugüne kadar tuttukları yolda giderlerse, her bir Charlottesville, bir öncekinden kalabalık olur.

Bu arada ana akım medyada nadiren gündeme gelen, siyasetçilerden ise asla duyamayacağınız şey, Avrupa’da yahudilerin yavaş yavaş yaşadıkları ülkeleri terk edip İsrail’e yerleştikleri. Neden? Çünkü Avrupa artık yahudiler için emniyetli değil. Center for Research on Extremism (C-REX), University of Oslo’nun araştırmasına göre yahudileri tehdit eden birinci tehlike, artan müslüman nüfus ve bu kesimin geleneksel yahudi düşmanlığı. Bu sonuç sürpriz değil. Sürpriz olan, yahudiler müslümanlardan sonra en çok tehdit eden grubun aşırı solcular olması. Aşırı sağ, Almanya dışında pek bir tehdit oluşturmuyor Avrupa yahudileri için.

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *