E

Ebru Şallı’nın kukusu vesilesiyle

Ebru Şallı’nın memelerinden sonra kukusu da interneti salladı. Sosyal medya, cinselliğin baskı altında tutulduğu Türkiye’de insanlar için içlerinde tutmak zorunda kaldıkları enerjiyi boşalttıkları bir mecra oldu. Bundan en büyük faydayı da kadınlar görmüşe benziyor.

Liseli kızlar iyi bilecektir erkeklerin ”boşalamazsam çok feci ağrı yapar bütün gün” şeklindeki yalvarmalarını. Erkek, kızın ve kendinin durumunu anlamaktadır. Bekâret patlamayacak, kızın abisi ve babasının hiddet ve şiddetinden korunulacak. Ne çare ki, bir şekilde bizim oğlanın da elle veya ağızla boşaltılması gerekmektedir. Yoksa taşaklar bütün gün ağrıyabilir.

Yalan tabii. Ne olacak; kendimiz gidip mastürbasyon yapıp rahatlayamaz mıyız? Rahatlarız. Ama maksat küçük hanım bir el atıversin. Atmazsa çok fena. Ölmem belki ama kısır kalırım, çocuğum olmaz. Tüm gün senin yüzünüzden karnımın ağrımasına nasıl gönlün razı olacak? Ne olur yardım etsen? Seçme şansını bana bırakırsan ağzınla… Olmadı, elle de olur.

İşte mazeret olarak öne sürdüğümüz ”sözde” ağrıyan taşaklara İngilizce’de blue balls, yani mavi taşaklar deniyor. Genciz, doluyuz, müthiş abazayız. Bir de üzerine sevişilmiş, koklaşılmış, elleşilmiş ama sonuna kadar gidilmemiş. Gidilememiş. İşbu durumdan muzdarip taşaklar mavi bir renk alıyorsa demek… İngilizce’den düz çevirirsek tabii. Yoksa blues da mavi müzik değil. Acıların müziği. Öyle de uyuyor, böyle de.

Tamamen atıyor olabilirim ama Salman Rüşdü’nün The East is Blue (Doğu Mavidir) adlı denemesindeki mavi de sanırım sonuna varılamayan, hatta doğru düzgün başlamadığı için de insanı çıldırma seviyesine getiren o abazalığa referans veriyor. Üstelik sadece yalancı ve sinsi erkekleri değil, sevdiceğinin karının ağrımasına razı olamayan iyi kalpli ve yardımsever kadınları da abazalık şemsiyesi altına topluyor. Bakın ne diyor şeytan Rüşdü?

Pornography exists everywhere – but when it comes into societies in which it’s difficult for young men and women to get together and do what young men and women often like doing, it satisfies a more general need

 

Cinselliğin bastırıldığı toplumların alttan alta kaynadığını söylemek için çok parlak zekâlı biri olmaya gerek yok. Batı ile Doğu arasında sıkışmış Türkiyeli olarak hepimizin soluduğu nefes bu.

Doğu abaza. Abazalığı, pejoratif anlamda kullanmıyor Rüşdü. Baskı, kontrol ve korku ile sindirilen, bir türlü doyurulamayan, hep eksik kalan tatminden bahsediyor.. Böyle bir ortamda pornografinin özgürleştirici işlevi olduğunu söylüyor. Hüzünlü ve Mavi Doğu’yu 2004 yılında yazmış Salman Rüşdü. O zaman pornografi demiş. Şimdi 2017 ama. Artık DM’lerde birbirimize gönderdiğimiz fotoğrafları pornografinin yerine koyabiliriz pekala. Bir nebze mecburiyetten. Çünkü tube siteleri erişime engelli. Sokaklar tehlikeli. Otobüsler tekme atan adamlarla, metrolar ve sahiller tebliğe çıkan sakallılarla dolu. Analar, babalar ve mahalle ise her zaman olduğu gibi yerlerinde çakılı, bize bakıyorlar. İnternet en kendimizle başbaşa kalabildiğimiz yer. DM’den gidersen yanına hoşuna giden birini de alabiliyorsun. Gözlerden uzak. Kimseye hesap vermeden…

Sexting’lerin kaçta kaçının icraatla sonuçlandığı hakkında hiçbir fikrim yok. % 5 desek bile bu Türkiye’de acaip seks ortamları var demek için yeterli bir oran. Twitter’da hiç sexting yapmayan var mıdır mesela? Sanmıyorum. Gözaltına alındıklarında el koyulan telefonlarından ortaya çıktı, solcular bile yapıyormuş meğerse.

Bilmediğiniz hiçbir şey söylemedim. Sadece içinizden çıkıp dışardan bakan biri olarak Türkiye sosyal medyasının zonk zonk zonkladığını görebiliyorum. Söylemeden duramadım bunu. Bir de hazır Ebu Şallı kukusunu timeline’a düşürmüşken sextingi hepiniz (ben yokum, uzaklardayım) için daha kaliteli kılabilecek küçük bir tüyo verecektim, özellikle kadınlara.

Peki, eğri oturup doğru konuşalım. İnsan vücudunda hayran olunacak pek çok uzuv ve bölge var. Erkeklerde beğendiğiniz uzuv ve bölgeleri bilemem ama bana kadınları soracaksanız, kuku bunlardan biri değil. Üç boyutlusu için başka bir şey konuşabiliriz tabii ama… Orada kişiliğinizle, kokunuzla birleşiyor organınız. Yahu; klitorisiniz orada. Üç boyutta bambaşka bir anlama bürünüp son derece ilgi çekici olabilir, alakamızın odak merkezi durumuna gelebilir. Ama ben dm veya mail kutumuzda bulduğumuz kukunuzdan bahsediyorum. Evet, nesine bakalım bunun? Yanlış anlaşılmıyorum umarım. Beğenmemezlik, iğrenmek falan değil olay. Sadece estetik çok daha önemli sexting’de. Mesela sen poponun fotoğrafını atmışsın bana, ben gönderdiğin şeyi -de ve -da’yı ayırmadan övmüşüm. Direkt turn-off değil mi senin için? Yani konu kuku atılır, atılmaz değil. Nasıl atılır sorusunun üzerine eğilmek lazım daha çok. Bir bütün içinde, kompozisyon içinde de olur. Hatta biraz örtülüyken en güzel şekilde olur. Ancak bazen bacaklarınız açık bir şekilde, dudakları yana doğru ayırıyorsunuz. Bir yarık. Vücut ordan çizilmiş, patlamış gibi. Pörttt! Dudaklar açılmış. İyi niyetinizden şüphem yok. Ancak bu tahrik edici değil. Yani bilmiyorum, bir kadın niye kuku atar birine veya ortaya? ”Hmmm, atayım da beğensin, gaza gelsin” diye herhalde. Bu kadar erkek var internette, soralım: kuku atılsın mı size? İster misiniz? Yok, istemeyeceklerdir. Ama hala atılıyor. Sandığınız kadar müşterisi yok bunun. Onu söyleyeyim dedim. Meme atın, popo atın. Bel var, bilek var…. Boyun olur, sırt olur… Tek başına, kompozisyonsuz kuku sert kaçıyor. Fotokopiyle çıktısını alsak A4 kağıtta nasıl durur o sizce? Kocaman, ortada. Yüzünüz yok. Eller ayaklar nerde? Boxing Helena‘yı çevirdik, altından mı bakıyoruz? Peki ben bir şey demiyorum, siz söyleyin.

Yazı görseli: Vagina Dentata (Dişli kuku): Çeşitli kültürlerde dişli kuku mitine rastlanıyor deniliyor. Bu mitler, tanımadığımız kişilerle seks yapmamak konusunda bizi uyarmak amacıyla kullanılıyormuş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *