Make The Internet Great Again

Aşağılık Kompleksi

Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Türkiye de dahil Doğu Akdeniz ülkelerindeki 900 yılın kuraklığına dikkat çeken Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’ne tepki göstererek, “NASA da kim? Bizim teknolojimiz onlardan ileri” demesi, aklıma Cemalettin Taşçı’nın “sosyoloji, siyaset, diyalektik” başlıklı yazısından bir bölümü getirdi.

Taşçı’nın yazısı, Orman ve Su İşleri Bakanı’nın örneklerini daha önce de çok gördüğümüz çıkışına ve AKP’ye yerinde bir teşhis koyuyor. Alıntılamak istediğim bölüm şöyle:

“Benim büyüdüğüm evlerde, bizim otomobil yapmamıza izin verilmediği, uçak yapmamıza izin verilmediği konuşulurdu. Bütün dünya bizim otomobil, uçak filan yapmamızdan fena halde korkardı. Çünkü… Biz büyük bir millettik. Bizi böyle küçülten, başımıza gelen/getirilen adamlardı. Yani otomobil, uçak yapamıyor olmanın fena halde aşağılık kompleksine yol açtığı evlerde büyüdüm ben. Birçokları gibi… Boğazına kadar aşağılık kompleksine batmış evlerde… Gerçi aynı evlerde doğru dürüst bir ressam, doğru dürüst bir romancı, bir bilim insanı çıkaramamış olmanın konuşulduğunu zannetmiyorum — bizim evde konuşulmazdı. Bizi sömürgeleştirenlerin gücü, anlaşıldığı kadarıyla, sınai gücüne ve o sınai güce yaslanan askeri güce yoruluyordu.”

“Demirel memleketin ana gövdesinin ruh halini, daha yola çıkmadan kavramış görünüyor. “Siz merak etmeyin,” demişti bir açıdan bakacak olursak, “aman aramızda kalsın çaktırmayın, ben onlar farkına varmadan memleketi sanayileştireceğim.” Erbakan bu tarzı fazla riyakâr bulmuştu, âleme “yaparız ulan, size ne” diye meydan okuyarak çıktı sahneye. Özal farklıydı, meselenin sanayi meselesi olmadığını, zihniyet, ruh hali ve örgütlenme tarzı meselesi olduğunu teşhis etmişti ve toplumun zihniyetini, ruh halini ve örgütlenme tarzını değiştirmeye teşebbüs etti. Tastamam aynı kesimleri farklı dönemlerde mobilize eden bu adamların ortak noktası şu: Aşağılık kompleksleri yoktu ve mobilize ettikleri kesimlerin aşağılık komplekslerine prim vermediler. O komplekslerin farkındaydılar.”

“Erdoğan ve AKP’si ise, sadece o komplekslerle çalışan bir makine. Zamanla — makinenin verimi düştükçe — aynı neticeyi almak için giderek daha yüksek miktarda enerji gerekiyor ve toplumun komplekslerine giderek daha fazla abanmak gerekiyor”.

Yazıya seçtiğim fotoğrafın hikâyesi:
O kamyonetten 1 cumhurbaşkanı 2 başbakan çıktı

This entry was posted in Blog and tagged , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir